Bazı sanat eserlerinin ruhunuz için beklenmedik yan etkileri vardır. Bunlar, kişiden kişiye değişebilir ve başlı başına özel bir deneyimin belirtilerini gösterebilir. Netflix’te yayınlanan Ricky Gervais’in After Life dizisi de bu durumun en güncel örnekleri arasında yer alıyor. Peki After Life’ın yan etkileri ne zaman geçer?

Ricky Gervais’in yazıp yönettiği ve başrolünde “Tony” karakteri ile yer aldığı Netflix dizisi “After Life”, ilk sezonunda 6 bölüm ile karşımıza çıkıyor. Allahsız bir adam olan Gervais ile ilk tanışmam “The Invention of Lying” yıllarına dayanıyor. “Derek” ve İngiliz yapımı “The Office” dizilerinden “Ricky Gervais: Humanity” stand up gösterisine kadar kariyerinde farklı işlerle imza atan Gervais, bu sefer Netflix yapımı After Life dizisi ile alışılagelen sarkastik tavrından biraz daha farklı bir şekilde yanı başımdaki koltuğa oturuyor ve anlatmaya başlıyor.

Dizide yerel bir gazetede gazetecilik yapan Tony, eşi Lisa’nın ölümü ile birlikte hayat ile olan bağını kaybediyor ve bundan sonrası için olayların gelişimini deneyimlemek size kalıyor. Konu anlatımının devamını, spoiler olmasın diye genelde çok sevmediğim için getirmek istemiyorum. Bir eseri konusuna göre izlemeyi seçebilirsiniz ama buradan sonrasını keşfetmek kendi koltuğunuzda size düşüyor. Çünkü bu eser, neredeyse herkesin kendi hikâyesine dokunabilecek bir seyir izliyor. Ancak yazının başında belirttiğim gibi yan etkilerini hesaba katarak yapımı izlemiş olduğunuzu varsayarsam, bu sefer de bambaşka kişisel bir dünyanın kapıları aralanıyor.

Ricky Gervais’in “After Life” dizisi, Netflix Türkiye’de izleyebileceğiniz en iyi şey olabilir. Merkez sahnedeki Gervais’in Tony’si “her şey seninle ilgili değil” derken merkez sahneden iniyor ve mizah sayesinde yükünüzü hafifletebiliyor. Keder, yalnızlık, ölüm, arkadaşlık, sevgi gibi hayatın tüm tatlarını bir arada ve doğru ölçülerle pişirip servis eden bir yapım sunuyor. Tüm bunların ötesinde Tony’nin eşi Lisa (Kerry Godliman) ve gazeteye yeni gelen Sandy (Mandeep Dhillon) karakterlerinin doğallığı da sizi içine çekiyor.

Bipolar Belirtileri

Diziyi izlerken beklemediğiniz tepkiler verebilirsiniz. Gervais ile birlikte bir banka oturabilir, huysuzlanabilir ve yas sürecinin tüm aşamalarından geçebilirsiniz. İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme yakanıza yapışabilir. Bipolar belirtileri gösterebilir; gülerken ağlayabilir, ağlarken de gülebilirsiniz. Depresyondaki bir bireyin bocalamaları ile birlikte bir aşağı bir yukarı gidip gelebilir, antidepresan etkisi yaratan deneyimiyle farklı bir ruh hâline de bürünebilirsiniz. Tüm ilaçlar gibi antidepresanların da çeşitli yan etkileri olabilir. Hayatın anlamını sorgularken yapılan yorumların sıcaklığı ile gülümseyebilirsiniz, kabullenebilirsiniz. Kısacası bu dizi, hayat yönünüzü kaybetmeye başladığınızda ilaç niyetine alınabilir, üstelik bünyesinde barındırdığı psikolog karakterinin özelliklerine rağmen… Tüm bunların ötesinde yapım, ilaç gibi gelmesinin yanında saydığım yan etkileri de evinizin koltuğunda rahat rahat otururken deneyimletebilir ve aynı anda başınızı döndürebilir.

Tüm yan etkileri ile sarıp sarmalanabilecek After Life, “alışılagelen formül bu”, “basit bir dizi abartılıyor (overrated)” diye ortaya çıkacak çokbilmişler ortalığa doluşmadan keyfine varılması gereken bir yerde duruyor. İyi hisset (feel good) havasından çok daha ötede size dokunan bir dokusu var. Üstüne üstlük kısa sürdüğü için tadı da damağınızda kalıyor. Dizinin bitmesini istemiyorsunuz belki ama Tony’nin farklı bir şey için söylediği söz, benzer bir şekilde dizi için de geçerli oluyor; Yapımın biteceğini bilmeniz, onu izlemenizi ve keyfini çıkarmanızı da engellemiyor.

After Life’ın yan etkileri ne zaman geçer? Bana göre etkileri, hayatın kendisini tüm samimiyeti ile yaşatan bir yapım olduğu için biraz daha sürebilir. Evimde olmasını istediğim Kenneth Branagh duvarına bakıp Kevin Hart kafasına geldiğim başka bir ana kadar devam edebilir. Varsın etkileri geçmesin; sayesinde depresyon hırkasından sarkan ipler ile rengârenk bir atkı örülebilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.